Öne Çıkan

Transeksüel model Quinlivan, Chanel’in yeni yüzü oldu

Trans model  Teddy Quinlivan  Chanel’in yeni yüzü oldu. Daha önce de birçok markanın kampanya yüzü olan model, Chanel Beauty ile kariye...

Popüler

transseksüel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
transseksüel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2019 Pazar

Transeksüel model Quinlivan, Chanel’in yeni yüzü oldu


Trans model Teddy Quinlivan Chanel’in yeni yüzü oldu. Daha önce de birçok markanın kampanya yüzü olan model, Chanel Beauty ile kariyerinde büyük bir aşama kaydediyor. Moda tarihine yön veren firmalardan biri olan Chanel, Victoria’s Secret’ten sonra reklam yüzü olarak bir trans modeli seçen ikinci firma oldu.
Fransız moda evinin anlaştığı ilk transeksüel model olan Teddy Quinlivan, kişisel Instagram hesabından yaptığı paylaşımla kampanyadan ve bu durumun kendisi için ne kadar özel olduğundan bahsetti.
Daha önce Chanel’in yanı sıra Gucci, Chloé ve Louis Vuitton gibi moda devlerinin defilelerinde boy gösteren 25 yaşındaki model, trans olduğunu 2017’de açıklamıştı. Amerika Birleşik Devletleri doğumlu model, cinsel kimliğini açıklamasının ardından ‘belki bir daha Chanel için podyuma çıkamama’ endişesini yaşadığını ifade etti.

Ağustos ayının ilk günlerinde Victoria’s Secret firması da model Valentina Sampaio’yu ‘melek’lerinden biri seçerek bir ilke imza atmıştı.
Firmanın yaratıcı yönetmeni Ed Razek, 2018 yılında verdiği bir röportajda, markanın kesinlikle trans kadın bir modelle çalışmayacağını söylemesi büyük tepki yaratmıştı.

7 Ağustos 2015 Cuma

Eylül Yağmur Saraçoğlu: Tecavüze uğradım

Bursa Hayatın Renkleri ve Özgürlük Derneği Başkanı Eylül Yağmur Saraçoğlu  tecavüze uğradığını yazdı.
Saraçoglu, yaşadığı travmayı yazarlığını  yaptiğı koyulaci.com’daki köşesinde itiraf etti
İşte Eylül Yağmur Saraçoğlu”nun  koyulaci.com’da yer alan o yazısı..
“Hani her şey çok güzel olacak diye bir yalan var ya; ben artık o yalana inanmıyorum. Şimdi anlatacaklarımı saklama taraftarı idim; ancak bencillik ettiğimi farkettim. Çünkü bu sadece benim değil bütün insanlığın meselesi…
Kolay bir yazı olmayacak benim için; yaşayan bilir ya yaşadıklarım hiç kolay değil. Aslında bir taraftanda artık hiç bir şey umrumda değil. Kim hangi gözle bakacaksa baksın. Kim nerede ne konuşacaksa konuşsun. Merak ediyorum ben hayatım boyunca seks işçiliğide yapmadım; bakalım şimdi ne bahane bulacaklar trans tecavüzünü aklamak için. Neyse zaten elalem ne der korkusuyla gelmedi mi korktuğumuz herşey başımıza?
09 Mayıs 2015, Cumartesi saat 23:00 sıralarında dernekle ilgili bir görüşmeden evime dönerken eski iş yerinden tanıdığım biri ve ilk kez o akşam gördüğüm biri ile birlikte bana tecavüz etmeye çalıştı. Daha önce hiç tanımadığım o kişi arabası ile önümü kesip beni aracına bindirdi. Ve önceden planlandığı belli ki beni biraz ileride ki boş bir araziye götürdü ve bana orada tecavüz etti. Sonra daha önce eski iş yerimden tanıdığım o kişi geldi. Bir süre onada direndim. Fazla sarhoş olacaktı ki direndiğim için amacına ulaşamadı. Beni orada araçtan indirip uzaklaştılar. Bir süre orada öylece oturdum. Ne hissettiğimi, canımın nasıl yandığını tarif etmem imkansız. Dünyanın bütün ağırlığı benim üzerimdeydi sanki. Biraz daha bıraksam kendimi o koyu karanlık koparacaktı beni hayattan. Sonra biraz kendimi toparlayıp kalktım. Bir kaç adımla olay yerinden biraz uzaklaşabildim ve tekrar oturdurup polisi aradım.
O gece, o bitmeyen gece. Ben hala o geceyi yaşıyorum. Kendimi neden toparlanmak zorunda hissedeyim ki? Hayatın acı gerçekliği değil mi bu? Toparlansam daha mı güzel olacak sanki herşey? Her acı o gece orada bitti mi? Bitmedi. Bitmeyecek. Eğer transeksüelsem bu ülkede daha çok şey var sırada. Yaşama dair en ufak bir isteğim kalmadı. Bazen zorluyorum kendimi gülmeye. İşte o zaman daha çok yanıyor insanın canı. Gece diyorum gece… Korkmuyorum artık… İçimde ölesi bir yangın var. Mutlu olmak denen o şeyi kaybettim ben artık.
Şimdi 16 Eylül’de ilk duruşması var bu olayın. Tecavüz duruşmaları katil ile öldürülenin birlikte katıldığı duruşmalardır. Yalan değil şimdi kim iddia edebilir ki yaşadığımı. Yaşamak değil bu, hayat değil. Biliyorum beni kimse anlamayacak. Benimdi yanan can. Olay evimin çok yakınlarında olmasına rağmen ben hala anneme bile söyleyemedim. Nasıl söylenir ki? Tecavüze uğranyanlar banada öğretir misiniz nasıl silinir o geceden kalanlar? İnancım yok ama yinede çok isterim böyle bir olayı kimse yaşamasın artık. Kimsenin hayatta iken çalınmasın yaşama hevesi. Çünkü gerçekten zoraki yaşamak çok zor!”